“Livane” is the name of a place there. A local name that does not touch the ears of most of us. We will talk about Livane, which we know. Livane means a distant city… A city where no one knows precisely where it is and what its borders are… We have something to say; we take it, and we appear. We will aim to transfer this sound from your ears to your heart.
Translate
Showing posts with label Şiir. Show all posts
Showing posts with label Şiir. Show all posts
8/07/2026
6/24/2016
"Solgun Bakışlı Ürkekliğim" My Poetry book published!
"Komsu Publishing House published "Solgun Bakisli Urkekligim" My Poetry Book.
General Editorial Director: Enver Ercan
Cover Pages: Serdar Samancıoğlu
First Publism June 2016
isbn.978-605-66393-3-3
https://www.amazon.ca/Solgun-Bakisli-Urkekligim-Kursat-Ural/dp/6056639339
7/16/2011
Son Ve Tek Fotoğraf

Babaanneme…
O benim kelimeleri sıralamamda ki tek sebep
hatta yaşamamda ki
uzun zamandır yazmayı düşünüp de
her seferinde yapamadığım
vazgeçtiğim hep
babaannem
ölümün rengi onunla siyaha büründü geçen kış
hiç aklından geçirmediği ölüme inat
köye dönüp toprağa hasret elini
değdiğinde ki heyecan
o son fotoğraf karesindeki
bakışları
babaannem sana bir can borçluyum
anlaması zor ama anlatmak çok kolay kendime
deneyeceğim bundan sonra
O benim kelimeleri sıralamamda ki tek sebep
hatta yaşamamda ki
uzun zamandır yazmayı düşünüp de
her seferinde yapamadığım
vazgeçtiğim hep
babaannem
ölümün rengi onunla siyaha büründü geçen kış
hiç aklından geçirmediği ölüme inat
köye dönüp toprağa hasret elini
değdiğinde ki heyecan
o son fotoğraf karesindeki
bakışları
babaannem sana bir can borçluyum
anlaması zor ama anlatmak çok kolay kendime
deneyeceğim bundan sonra
Kürşat Ural
"bırak yaşamına şiir girsin"
4/06/2010
Yüzü Gölgemde
Bir kadını sevdim inatla
Eskiyle yeniyi birbirine karıştırdım olmadı
Aradım eski fotoğraflarda, yüzü bana gülmedi
Yüzü gölgemde, gölgem teninde
Adını bile değiştirmedim öylece kaldı
Bu ne sevdadır ki şiirlerde bile bulamadım
Bana ait ne varsa yaktım şiirlerimle
Ona dair ne varsa kazıdım geçmişe
Sokaklarda beklediğim gecelere sordum çocuksun dediler
Bırak git evine sana değildir bu yanan ışık
Sevda senin neyine be genç adam
Bir kadını sevdim inatla
İnadıma yenildim ama sevdama değil
Sevdamı buldum şiirlerimde saklı
Eskiyle yeniyi birbirine karıştırdım olmadı
Aradım eski fotoğraflarda, yüzü bana gülmedi
Yüzü gölgemde, gölgem teninde
Adını bile değiştirmedim öylece kaldı
Bu ne sevdadır ki şiirlerde bile bulamadım
Bana ait ne varsa yaktım şiirlerimle
Ona dair ne varsa kazıdım geçmişe
Sokaklarda beklediğim gecelere sordum çocuksun dediler
Bırak git evine sana değildir bu yanan ışık
Sevda senin neyine be genç adam
Bir kadını sevdim inatla
İnadıma yenildim ama sevdama değil
Sevdamı buldum şiirlerimde saklı
6/16/2009
Bana Kalan Senin Gözlerindi

Solgun bakışlı ürkekliğime…
Siyahın içinde buldum senin solgun bakışlarını
kimseye sormadım yüzüme aldığım yüzünü
kalsaydı bendeki
ellerinin izleri
bırakmazdım acılarımızı
yürürdüm üstüne kalleş yankesicilerin
sevdim seni bilemezdim
sorardın ya ne kadar ne kadar diye
bilemezdim seni sevdiğimi
yıllar sonra bana baksan
göremezsin bendeki senleri
sana anlatamam ki ne çok sevdiğimi
solgun bakışlı ürkekliğimi anlatamam
zaten biliyorlar ama sen bilmiyorsun
seni ne kadar sevdiğimi
beyazın içinde buldum senin ürkekliğini
kimse sormadı senden aldığım yüzlerimi
bana kalan senin gözlerindi
mutluluğumu ödünç verdim
geldiler hep peşimden
kaldım öylece karşılarında ölü sevicilerin
yıllar önce gördüm
sendeki benleri
artık anlatabilirim seni ne çok sevdiğimi
sende biliyorsun bende
ölümümü kadınım.
Kürşat Ural
"bırak yaşamına şiir girsin"
9/09/2008
Erkek ve Kadın
Çaresizlik değil aslında.
Kontrol edemediğim, içimdeki arzuyu ve şiddeti uyandırıyor.
Karma karışık duygularla yansıyor erkeğin aklına. Benim olacaksın diyen erkeğe inatla “cesaretin var mı buna” dedirtiyor?
Kadın istemezse asla olmaz.
Erkeği, içine kabul eden kadındır. Erkek ne derse desin kar etmez ki kadın istemedikçe.
Kadın ne kadar çaresiz olursa olsun, güçsüz, zayıf, onu cesaretlendiren yine kendisidir.
Erkekler ya da erkeği ne söylese dinlemez, kendi bildiği neyse onu uygular.
Bazen başkaldırır. Teniyle çıldırtır erkeği. Kolları ve vücudu böyle bağlı olsa bile aslında çırılçıplak ve özgür olan yine kendisidir.
O isterse erkeği içine alır.
CEHENNEM
Kontrol edemediğim, içimdeki arzuyu ve şiddeti uyandırıyor.
Karma karışık duygularla yansıyor erkeğin aklına. Benim olacaksın diyen erkeğe inatla “cesaretin var mı buna” dedirtiyor?
Kadın istemezse asla olmaz.
Erkeği, içine kabul eden kadındır. Erkek ne derse desin kar etmez ki kadın istemedikçe.
Kadın ne kadar çaresiz olursa olsun, güçsüz, zayıf, onu cesaretlendiren yine kendisidir.
Erkekler ya da erkeği ne söylese dinlemez, kendi bildiği neyse onu uygular.
Bazen başkaldırır. Teniyle çıldırtır erkeği. Kolları ve vücudu böyle bağlı olsa bile aslında çırılçıplak ve özgür olan yine kendisidir.
O isterse erkeği içine alır.
CEHENNEM
Bana direnme ellerin istemese bile sözcüklerin ele veriyor
sana dokunmak asıl bana acı verir
Rimbaud’un Cehennemine yolculuk edelim seninle
terleyen teninle susuzluğunu gideririm toprağın
sana dokunsam,
titrersin fırtınalar yaratırım denizlere
öpsem göğüs uçlarını
doğan çocuklara süt olur arzularım
kalçalarını sıkıp bastırsam kendime
tutkunun adı olurum hislerinde
ben seninim sen cehennemin bekçisi kadın.
4/21/2008
3/25/2008
Unutma Beni
Zor zamanlardan geldik
isyankar ruhumuzun ateşiyle
umudumuzu toprağa gömdük çürüdük
ayrılık zor geldi
eskicilere emanet ettiklerimizi
istemedik hiçbir zaman
siren sesini bekleyen ışıltılı gözler
aydınlatacaktı geleceği
aşklarımızı
her an bir korku çığlığıyla uyanan
karşılık beklemeyen inançlarımızı
çocuklarımızın düşlerine bile giremedik
Cezasız kalmadı inançlarımız
ölümün sırlarında demledik bu bekleyişi
sigaranın dumanına karıştık
bol sohbetli çilingir sofralarında
battık o gecelerin limansız koylarında
orospusu bile daha onurlu şehirlerin
dar sokaklarında kaybolduk
Kalleş oyunlarına girdik bilmeden
her şeyimizi orada bıraktık
vazgeçmediğimiz ıslık kesen
pis kokan apartman boşluklarında
küflendik yağmurla yattık odalarda
adını bile koymadık sevişlerimizin
terini bile silmedik
bekledik belki kurumaz damlar diye
tek tek kenetlendiğimiz anlara
cesurca söylüyorum unutamadım
zaten yakışmazdı bize
unutma beni
Kürşat Ural
"bırak yaşamına şiir girsin"
isyankar ruhumuzun ateşiyle
umudumuzu toprağa gömdük çürüdük
ayrılık zor geldi
eskicilere emanet ettiklerimizi
istemedik hiçbir zaman
siren sesini bekleyen ışıltılı gözler
aydınlatacaktı geleceği
aşklarımızı
her an bir korku çığlığıyla uyanan
karşılık beklemeyen inançlarımızı
çocuklarımızın düşlerine bile giremedik
Cezasız kalmadı inançlarımız
ölümün sırlarında demledik bu bekleyişi
sigaranın dumanına karıştık
bol sohbetli çilingir sofralarında
battık o gecelerin limansız koylarında
orospusu bile daha onurlu şehirlerin
dar sokaklarında kaybolduk
Kalleş oyunlarına girdik bilmeden
her şeyimizi orada bıraktık
vazgeçmediğimiz ıslık kesen
pis kokan apartman boşluklarında
küflendik yağmurla yattık odalarda
adını bile koymadık sevişlerimizin
terini bile silmedik
bekledik belki kurumaz damlar diye
tek tek kenetlendiğimiz anlara
cesurca söylüyorum unutamadım
zaten yakışmazdı bize
unutma beni
Kürşat Ural
"bırak yaşamına şiir girsin"
3/21/2008
Yapısal
Yazamıyorum
Yaşadıklarımı
Yanı başımda
Yalancı
Yankesiciyle
Yatamıyorum
Yırtık
Yutkunuşlarımla
Yorgunum
Yalnız
Yanlarımla
Yaralarım
Yatırıyorum
Yatağıma
Yapışmış
Yüzlerin
Yerine
Yürüyorum.
Kürşat Ural
"bırak yaşamına şiir girsin"
Yaşadıklarımı
Yanı başımda
Yalancı
Yankesiciyle
Yatamıyorum
Yırtık
Yutkunuşlarımla
Yorgunum
Yalnız
Yanlarımla
Yaralarım
Yatırıyorum
Yatağıma
Yapışmış
Yüzlerin
Yerine
Yürüyorum.
Kürşat Ural
"bırak yaşamına şiir girsin"
Geleceğin Sorgusu
I.
Kara hançerin lanetini yıkamalı akşamları
düzgün saçlara damlayan terlerimin kayganlığına
dokunma gidersin sevecen cellat ülkelerinin birine
tanrıların ateşini taşıyan günahkar iskelet görüntüleri
sarıyor etrafını karayılan gömleklerini giydiriyorlar
çok dizlerine yumul korku çığlıklarının derinliğine
insanlarla çarmıha ger cesaret gerginliğiyle kopan
sonsuz ve ürkek inançlarını teker teker
II.
Tarihin birikmiş bakirelerini soyuyorum
terlemiş ellerimi gezdiriyorum göğüs uçlarında
kalçalarına saçlarına dudaklarına
dokunuyorum
incitmeden büyüyen urlarımın emriyle
yıkıyorum
III.
Durma sözcüklerin kesintili ağırlığında
takip et geleceğin arkasında bıraktığı izleri
Kara hançerin lanetini yıkamalı akşamları
düzgün saçlara damlayan terlerimin kayganlığına
dokunma gidersin sevecen cellat ülkelerinin birine
tanrıların ateşini taşıyan günahkar iskelet görüntüleri
sarıyor etrafını karayılan gömleklerini giydiriyorlar
çok dizlerine yumul korku çığlıklarının derinliğine
insanlarla çarmıha ger cesaret gerginliğiyle kopan
sonsuz ve ürkek inançlarını teker teker
II.
Tarihin birikmiş bakirelerini soyuyorum
terlemiş ellerimi gezdiriyorum göğüs uçlarında
kalçalarına saçlarına dudaklarına
dokunuyorum
incitmeden büyüyen urlarımın emriyle
yıkıyorum
III.
Durma sözcüklerin kesintili ağırlığında
takip et geleceğin arkasında bıraktığı izleri
Kürşat Ural
"bırak yaşamına şiir girsin"
Arka Sokaklar
seni eski mektuplarından çıkartıp aldım içime
nasılda unutmaya az kalmış bu sırlar
hatırına geldiğinde tut söylediklerimi
sesini alıp avuçlarımla savurmalıyım
günahsız bir bekleyişle
aslında unutmalıyım bir daha bir daha
yüzünü yedi renge çalmalıyım bakışlarımla
sensizliğimin kalan günlerini saymayacağıma
bırakıp gidenlerin ardından bakmayacağıma
seni ve kendimi asla sevmeyeceğime
inadına aldırış etmeden
söz verdim çocukluğuma
bütün kurallara yasak koydum artık
gece yürüyüşleriyle arka sokaklarında
bıraktığım benleri dönüp teker teker
topladım o yerden
o zamanın sırlarını çekip geçmişten
anlatabilsem senin gözlerine bakarak
bir tek yalnızlığım.
Kürşat Ural
"bırak yaşamına şiir girsin"
nasılda unutmaya az kalmış bu sırlar
hatırına geldiğinde tut söylediklerimi
sesini alıp avuçlarımla savurmalıyım
günahsız bir bekleyişle
aslında unutmalıyım bir daha bir daha
yüzünü yedi renge çalmalıyım bakışlarımla
sensizliğimin kalan günlerini saymayacağıma
bırakıp gidenlerin ardından bakmayacağıma
seni ve kendimi asla sevmeyeceğime
inadına aldırış etmeden
söz verdim çocukluğuma
bütün kurallara yasak koydum artık
gece yürüyüşleriyle arka sokaklarında
bıraktığım benleri dönüp teker teker
topladım o yerden
o zamanın sırlarını çekip geçmişten
anlatabilsem senin gözlerine bakarak
bir tek yalnızlığım.
Kürşat Ural
"bırak yaşamına şiir girsin"
2/13/2008
Sevmek Seni
Sevmek seni
iki ayrı yamaçta
açan çiçekler gibi uzaktan
rüzgar savursa bile bakışını
benden
ben savurmayacağım
direneceğim rüzgara
gövdem kopana dek
sana dönük olacak
başım
rüzgar koparsa kökümü topraktan
karşı ki yamaca savursa
senin yanına
belki anlarsın beni
bakarsın yüzüme
ama iş işten geçtiğinde
1991-İstanbul
iki ayrı yamaçta
açan çiçekler gibi uzaktan
rüzgar savursa bile bakışını
benden
ben savurmayacağım
direneceğim rüzgara
gövdem kopana dek
sana dönük olacak
başım
rüzgar koparsa kökümü topraktan
karşı ki yamaca savursa
senin yanına
belki anlarsın beni
bakarsın yüzüme
ama iş işten geçtiğinde
1991-İstanbul
Kürşat Ural
"bırak yaşamına şiir girsin"
12/07/2007
Bulutları Saklamışlar

bulutları saklamışlar anne
hep bir yerlerde bıraktın çocukluğunu
aklına geldiğinde avucunda sakladığın günahlarını
savurdun rüzgarıyla sana uzanan
pişman olmamış ancak umutsuz solgun gözlere inat
inatla söykülerini unuttun be adam
zorlama kavgalara alışık değilsin sen
zorlama kaçışlara asla
yaz dedin yaz sıcağıyla geldi
ne güzel olurdu demiştin
ne olacak bizim halimiz sorgularıyla çoğaldık
yazılmamış hikayelerin kahramanlarıyla
uyurken ya da ölürken
sevişirken bana yalancının masalını anlat
öyle bir heyecanla anlat ki
ölümümü unutmasın sorgucular
ben daha ölmedim
bir zamanlar şöyle başlamıştın:
bu şehrin can pazarlarında
satılığa çıkartılıyor insanlar demiştin
sevgiyi pazarlamaya devam ediyor şarlatanlar
aşık olmadım ki
yalancı yankesicinin elleriyle okşadım seni
sustum.
Kürşat Ural
"bırak yaşamına şiir girsin"
Sadece Çıplak Girin Koynuma

Bu gece insanların ruhlarına girmeliyim kadınım
sevdamın kara hançerini saplamalıyım kalplerine
dudaklarına saçmalıyım
dökülen kara lekeli kanlı saçlarının
üzerinde tepinmeliyim sabaha kadar
hadi kaçalım kaçamak serseriliklerden uzağa
gözlerin ve saçların olmadığı
bir sen bir ben
birde onlar
onlar ki
kaçamak doğurgan aşklarını birbirine satanlar
gözlerini oyan ve saçlarını kestirenler
zerdüştün kusmuğunda boğulan müritleri
yani sen
yani ben
yani onlar
vücutlarını böğürtlenlerle boyayanlar
ıslak ve saçık
kaçık beyinleriyle dans edenler
üzerime yürümeyin sakın
ellerimle dokuduğum kefenleri istemeyin benden
ağır ağır sözlerimi asmayın
boyunlarınıza kulaklarınıza
hazırlamayın kendinizi bu ıslak geceye
sadece çıplak girin koynuma
yalnızca sen yine de sen kadınım
kolay değil ama ne yapayım
Kürşat Ural
"bırak yaşamına şiir girsin"
Deprem

Devam elbette kırmızı yanakların, inci gözlerin yansımasıydı bende. Sınıfın en tembeliydi, hala şivesini değiştiremeyen o çocuk zamanla öyle bir hızlı koşmaya başladı ki. Neler oldu neler. Kızılcık sopasıyla yediği dayağa inat öyle çok çalışıyordu ki bilemezsiniz. Her neyse fazla saplanmayayım çocukluk anılarının toprağına.
Toprak ayaklarımın altında kaydı
canları tek tek sayamadım
ölenlerin gözleri kaldı üzerimde
hatırlayamadım
sadece koridorların soğuk sessizliğinde
aradım onları
fotoğrafta silindiler
İstanbul kabul etti beni
sahipsizdim belki de sonların başlangıcında
o anlar
savurdu sokak kavgalarının içine
alkol ve sidik kokulu ortamlarda
korudu da elbet
ova ova avucumun sıcaklığıyla
okşamadı hiçbir zaman
kalleş gecelerde avuttum öfkemi
unuttum sonra
cesedimin yanı başındaydım belki
uzaklaşan ve beni iten bakışların ortasında
olduğumu sandığım her gün
büyüyordum.
Kürşat Ural
"bırak yaşamına şiir girsin"
12/04/2007
Yazmalıyım
bilmiyorum ama
bugün yazmalıyım
neyi yazmalıyım
bilmiyorum
seni yazmalıyım
neden yazmalıyım
bilmiyorum
nedensiz yazmalıyım
bilmiyorum ama
yazmalıyım
Kürşat Ural
"bırak yaşamına şiir girsin"
bugün yazmalıyım
neyi yazmalıyım
bilmiyorum
seni yazmalıyım
neden yazmalıyım
bilmiyorum
nedensiz yazmalıyım
bilmiyorum ama
yazmalıyım
Kürşat Ural
"bırak yaşamına şiir girsin"
Yeniden aşk
biliyorum tükürmek kötü bir alışkanlıktır
ama ne yapayım yutkunamıyorum artık
içime attığımda büyütüyor urlarımı
ve yaralarımı
Kürşat Ural
"bırak yaşamına şiir girsin"
ama ne yapayım yutkunamıyorum artık
içime attığımda büyütüyor urlarımı
ve yaralarımı
Kürşat Ural
"bırak yaşamına şiir girsin"
Aşk bitti
Gecenin Gerçek Sahipleri
Geceyle birlikte
sallantısız bir iç çekişi
istedim yine
saatlerin dokuduğu
ağrılı ve sıkıntılı
anlarımı çekerek
ürperti ile sana
uykusuzluğumu
çekip aldım geçmişten
neyi hangi zamana taşıdığımı
belli belirsiz hatırladığım yüzünü
niye sorarlar bana
suretsiz geceyi nöbetleyenler
benden
hiç farkı olmayan
bu sorgucuları
yaşatan ve adım adım
sonumu getiren saplantı yüklerimi
çoğaltan kim
cevabını bekletmeden
doğruyu yanlıştan ayırt etmeden
bekleyen birisi var yanımda
dokunsam ağlayacak
seni seviyorumları
çoğalt sana tapıyorumlarla
nedensiz
ve hiç aldatmacasız
beklentileri incitmeden
EVET biliyorum
bütün şüphelerin
getirdiği yaralarımız
çoğaltıyor gecenin
gerçek sahiplerini
sana dokunmadan
taze bir iç çekişimi
süsledim geceyle
ayrılık acısıyla
ateşin sıcağına
başkaldırdım
kıskanmadan sevebilmeyi
becerebilseydim eğer
acılarımı şiirleştiren
sözcüklerin kısırlığında
boğulurdum
şüphelerin ayrıntılarından
sıyır kendini
sarıl bana
bırak korkularını
savur bana
Kürşat Ural
"bırak yaşamına şiir girsin"
sallantısız bir iç çekişi
istedim yine
saatlerin dokuduğu
ağrılı ve sıkıntılı
anlarımı çekerek
ürperti ile sana
uykusuzluğumu
çekip aldım geçmişten
neyi hangi zamana taşıdığımı
belli belirsiz hatırladığım yüzünü
niye sorarlar bana
suretsiz geceyi nöbetleyenler
benden
hiç farkı olmayan
bu sorgucuları
yaşatan ve adım adım
sonumu getiren saplantı yüklerimi
çoğaltan kim
cevabını bekletmeden
doğruyu yanlıştan ayırt etmeden
bekleyen birisi var yanımda
dokunsam ağlayacak
seni seviyorumları
çoğalt sana tapıyorumlarla
nedensiz
ve hiç aldatmacasız
beklentileri incitmeden
EVET biliyorum
bütün şüphelerin
getirdiği yaralarımız
çoğaltıyor gecenin
gerçek sahiplerini
sana dokunmadan
taze bir iç çekişimi
süsledim geceyle
ayrılık acısıyla
ateşin sıcağına
başkaldırdım
kıskanmadan sevebilmeyi
becerebilseydim eğer
acılarımı şiirleştiren
sözcüklerin kısırlığında
boğulurdum
şüphelerin ayrıntılarından
sıyır kendini
sarıl bana
bırak korkularını
savur bana
Kürşat Ural
"bırak yaşamına şiir girsin"
Yalnız Seni
yalnız seni
yanlış olsa da
yalnız seni karıştırdım
yalnızlığıma
yarına hazırladım kendimi
yan yana koydum çıplaklığımla
yalnız
yanlarımı
gecelerime bir an bile ulaşmadı
hep bir ağızdan söylenen o şarkılar
yalnız seni
doğru olsa da
yalnız seni sevemedim bir türlü
gözlerim dünü ağladı
üst üste koydum
ezildim yanlışların kara ezgisinde
gel bana
yarına dün kala
oraya gel
yanlışlarla doğruların
yalnızlığımla bizli sevdaların
buluştuğu zamana
ne olur
gecenin saçlarına
ne olur dokunmama izin ver
ve iste o zaman sevdiğim
çekip git sevdalına
Kürşat Ural
"bırak yaşamına şiir girsin"
yanlış olsa da
yalnız seni karıştırdım
yalnızlığıma
yarına hazırladım kendimi
yan yana koydum çıplaklığımla
yalnız
yanlarımı
gecelerime bir an bile ulaşmadı
hep bir ağızdan söylenen o şarkılar
yalnız seni
doğru olsa da
yalnız seni sevemedim bir türlü
gözlerim dünü ağladı
üst üste koydum
ezildim yanlışların kara ezgisinde
gel bana
yarına dün kala
oraya gel
yanlışlarla doğruların
yalnızlığımla bizli sevdaların
buluştuğu zamana
ne olur
gecenin saçlarına
ne olur dokunmama izin ver
ve iste o zaman sevdiğim
çekip git sevdalına
Kürşat Ural
"bırak yaşamına şiir girsin"
Subscribe to:
Posts (Atom)

